english deutsch türkce
Avusturya Türk Bilim Ofisi (OTW)
scientia unit

  OTW Hakkında    Haber ve Duyurular    Proje ve Etkinlikler    Yayınlar    Etkinlikler takvimi    baĝlantılar  

Bilim
Kültür
AB
ikili bilimsel ilişkiler

Haber ve Duyurular / AB
5 Mayıs 2004 - 12:52
Türkiye’nin AB üyeliği’ne dair APA Haberi

Avusturya Haber Ajansı’nın Avusturya Türk Bilim Ofisi ile Bruno Kreisky Forum’un FORUM PRO TEURKEI çerçevesinde ortaklaşa düzenledikleri açık oturuma dair haberi:

Türkiye’nin AB Üyeliği: Rohan, Avrupa Komisyonu’nun yeşil ışık yakmasını bekliyor.

Türkiye’nin üyeliği, AB’ye önemli stratejik avantajlar getirir.

Viyana (Avusturya Haber Ajansı - APA) – Avusturya Federal Dışişleri Bakanlığı Eski Genel Sekreteri ve şu an Bağımsız Türkiye Komisyonu Raportörü olan Albert Rohan, sonbaharda Avrupa Komisyonu’nun Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlamasını önereceğini bekliyor. Perşembe akşamı Viyana’daki bir açık oturumda "Türkiye, son yıllarda büyük reform adımları attı. Idari sistemin hemen hemen hepsi yeniden düzenlendi. İdam cezası kaldırıldı. Azınlık hakları sağlamlaştırıldı. Ordu’nun etkisi azaldı. Hukuksal alanda eksiklikler olsa da Komisyon’dan pozitif bir rapor bekliyorum!“ diyen Rohan, Türkiye’nin AB’ye üyeliğine dair en gerçekçi tarihi 2014 olarak veriyor.

Bağımsız Türkiye Komisyonu, bundan kısa bir süre önce aralarında eski devlet ve hükümet başkanları, dışişleri bakanları ve AB komiserlerinin de bulunduğu önde gelen bazı Avrupalı siyasetçilerce Brüksel’de kuruldu. Türkiye Komisyonu’nun hedefi, Türkiye’nin AB üyeliğine dair aşılması gereken sorunları ve pozitif yönleri değerlendirmek.

Rohan’a göre Türkiye’nin AB üyeliği beraberinde birçok avantaj getirir: Türkiye AB’ye büyük bir devlet olarak siyasi, ekonomik ve askeri gücünü sunar. Onun yanısıra AB’ye üye olan bir Türkiye krizden yıkılmış Orta Doğu’da sağlamlaştırıcı bir faktör olarak büyük bir stratejik öneme sahip olur. Son olarak ise, laik bir islam ülkesinin AB’ye alınması, İslam Dünyası’na demokrasi ile İslam’ın uyuşabileceğine dair güzel bir sinyal olur. Bu durumda AB, açık olduğunu ve kimseyi dışlamadığını gösterir, Orta Doğu’daki siyasi ağırlığını yükselterek ortaya koyabilir.

İsveç İstanbul Başkonsolosu Ingmar Karlsson, Türkiye’nin dışlanması ile ortaya çıkacak tehlikelere değindi. Siyaset Bilimci ve İslam uzmanı olan Karlsson, şunları söyledi: „Türkiye’nin siyaset ve ekonomideki ileri gelenelerinin büyük bir kısmı Avrupa güzergahında. Bunların kaybedilmesi, Büyük Türkiyeci ve radikal islamistler gibi AB karşıtı grupları iyice güçlendirecektir. Bunun ise bütün Kafkaslar, İran ve Irak’a çok menfi etkileri olur.“

„AB, Türkiye’nin üyeliğini kaldıramaz“ argümanı Karlsson’a göre doğru değil: „Bu argüman, 10 sene önce Doğu Avrupa ülkelerine karşı da kullanılmıştı“. Bu görüşe Rohan da katıldı: "10 yıl içerisinde sadece Türkiye değil aynı zamanda AB de değişecek. Şimdiye kadar yapısal ve tarımsal reformlarla uğraşıldı. Yakın gelecekte AB asıl adımları atmak zorunda kalacaktır.“ Göç korkusunu abartı olarak değerlendiren Rohan, „Türkiye’deki yaşam seviyesi’nin 10 yıl sonra daha da yükseleceğine, özellikle bu süre içerisinde AB içerisindeki demografik gelişmeler sonucunda 1,5 ila 3 milyon arasında iş gücüne ihtiyaç doğacağına“ inanıyor.

Hem Karlsson hem de Rohan, çoğunluğunu müslümanların oluşturduğu bir ülkenin AB’ye üyeliğini tedirginlikle değerlendirmeyi de sebepsiz buluyorlar: "Şimdi dahi Avrupa’da büyük bir islami azınlık vardır. 9 milyonluk İsveç’in 500.000’i müslümandır“ diyor Karlsson. Bunun yanısıra Türkiye’deki İslam, Almanya veya Fransa’dakinden daha ılımlıdır dendikten sonra Rohan, „Din, bir üyelik kriteri değildir ve AB en sonunda özel bir hristiyan klübü olup olmadığına dair kararını vermelidir“ diyor.

Rohan, AB nüfusunun çoğunluğunun Türkiye’nin AB üyeliği taraftarı olduğunu belirtip, sadece Avusturya, Almanya, Fransa ve Hollanda kamuoyunun üyeliğe karşı olduğunu ekliyor: "Bu ülkelerde bazılarınca Türkiye’nin olası bir üyeliğinin toplum düzenini sarsacağı korkusu yayılıyor. Eğer toplam nüfusun yüzde 14’ü toplum düzenini bozabiliyorsa, bu düzeni ayakta tutmaya ne gerek var“ diyerek konuşmasını bitiriyor Rohan.

Türkiye, 1999 Helsinki AB-Doruğu’dan bu yana tam üyeliğe aday. AB, 2002 Kopenhag doruğunda, 2004 sonuna kadar üyelik müzakerelerine dair kararını vereceğini açıkladı. Önümüzdeki sonbahardaki Avrupa Komisyonu’nun raporu, Türkiye’nin bu kriterleri yerine getirip getirmediğine ışık tutacak.

Açık Oturum Avusturya Türk Bilim Ofisi (OTW) ile Bruno Kreisky Forum für internationalen Dialog tarafından organize edildi.

ale/hf
APA0034 2004-04-30/05:00


Tercüme: İnanç Atılgan

 
Avusturya ile Türkiye arasındaki bilimsel, kültürel ve eğitimdeki işbirliğini, sadece ikili ilişkilerde değil, aynı zamanda Avrupa Birliği kapsamında da geliştirmek, OTW'nin öncelikli hedeflerinden biridir. Bilgi paylaşıldıkça büyür.